Turkish walks,I think turkish,I live turkish, OH LOVE;Oh LEAVE...
|
|
|
|
|
||||||||||
|
|
|
|
| 09:10 AM Jun 07 2008 | |||
|
|
| 07:20 AM Apr 06 2008 | |||
|
HI , how are u long time without see you |
| 03:03 PM Mar 05 2008 | |||
|
Hello Uygur! Thank you for the comment. Nice to meet you. |
| 04:54 AM Feb 15 2008 | |||
|
thank you about comment nive to meet you new friend my name is lucky.. |
| 04:29 PM Feb 14 2008 | |||
|
hi, friend, thank you for your comment, I am pleased to know you,but I couldn't speak turkish, I am so sorry. |
| 08:32 AM Feb 14 2008 | |||
|
HI BOY !! Is nice to meet you-.,♥ Just ... that's a gun?¿? why you have a gun there ?? i hate guns -., well .. don't do bad things with this ^_^ see you and thanks for the coment =) byebye -., ♥ mikoll Çç*^-.,♥ H A V E A N I C E S A N V A L E N I N E ' S D A Y -.,♥ |
| 06:45 PM Feb 13 2008 | |||
|
Hey Patriot, So as far as I got it u r Turkish.Then, is Uygur your name?or r u uygur(minority group I mean)?I am asking because I knew a lot of people of Uygur nationality. Hit me back, "A" |
| 12:27 AM Feb 13 2008 | |||
|
Hi, thanks for your comment. Nice to meet you. Take care. Agata |
| 06:25 AM Feb 10 2008 | |||
|
Hi UyGuR, I'm Lenka from the Czech Republic (Europe). I've just arrived from my vacation in mountains - we're having a spring holiday now..But tomorrow I'll have to go to school again..grr :/ how are you?? |
| 11:43 AM Feb 09 2008 | |||
|
U have terrible profile!!!!!!!! Things that u dislike.....r u crazy?! |
|
January 14, 2008
|
“Ben artık gideyim” demeye hazırlanırken, delikanlı birden garsonu çağırdı.
“Bana biraz tuz getirir misiniz” dedi. “Kahveme koymak için.”
Yan masalardan bile şaşkın yüzler delikanlıya baktı. Kahveye tuz! Delikanlı
kıpkırmızı oldu utançtan ama tuzu kahvesine döktü ve içmeye başladı.
Kız, merakla “Garip bir ağız tadınız var.” dedi.. Delikanlı anlattı: “Çocukken
deniz kenarında yaşardık. Hep deniz kenarında ve denizde oynardım.
Denizin tuzlu suyunun tadı ağzımdan hiç eksilmedi. Bu tatla büyüdüm ben.
Bu tadı çok sevdim. Kahveme tuz koymam bundan. Ne zaman o tuzlu tadı
dilimde hissetsem, çocukluğumu, deniz kenarındaki evimizi ve mutlu
ailemi hatırlıyorum... Annemle babam hala o deniz kenarında oturuyorlar.
Onları ve evimi öyle özlüyorum ki...”
Bunları söylerken gözleri nemlenmişti delikanlının... Kız dinlediklerinden
çok duygulanmıştı. İçini bu kadar samimi döken, evini, ailesini bu kadar
özleyen bir adam, evi, aileyi seven biri olmalıydı. Evini düşünen, evini
arayan, evini sakınan biri... Ev duyusu olan biri... Kız da konuşmaya
başladı. Onun da evi uzaklardaydı. Çocukluğu gibi...
O da ailesini anlattı. Çok şirin bir sohbet olmuştu... Tatlı ve sıcak.
Ve de bu sohbet öykümüzün harikulade güzel başlangıcı olmuştu tabii...
Buluşmaya devam ettiler ve her güzel öyküde olduğu gibi, prenses,
prensle evlendi. Ve de sonuna kadar çok mutlu yaşadılar. Prenses
ne zaman kahve yapsa prensine içine bir kaşık tuz koydu, hayat boyu...
Onun böyle sevdiğini biliyordu çünkü...
40 yıl sonra, adam dünyaya veda etti. “Ölümümden sonra aç” diye
bir mektup bırakmıştı sevgili karısına. Şöyle diyordu, satırlarında: “Sevgilim,
bir tanem. Lütfen beni affet. Bütün hayatımızı bir yalan üzerine kurduğum
için beni affet. Sana hayatımda bir tek kere yalan söyledim.. Tuzlu kahvede.
İlk buluştuğumuz günü hatırlıyor musun? Öyle heyecanlı ve gergindim ki,
şeker diyecekken ‘Tuz’ çıktı ağzımdan. Sen ve herkes bana bakarken,
değiştirmeye o kadar utandım ki, yalanla devam ettim. Bu yalanın bizim
ilişkimizin temeli olacağı hiç aklıma gelmemişti. Sana gerçeği anlatmayı
defalarca düşündüm. Ama her defasında korkudan vazgeçtim.
Şimdi ölüyorum ve artık korkmam için hiçbir sebep yok...
İşte gerçek: Ben tuzlu kahve sevmem! O garip ve rezil bir tat.
Ama seni tanıdığım andan itibaren bu rezil kahveyi içtim.
Hem de zerre pişmanlık duymadan. Seninle olmak hayatımın
en büyük mutluluğu idi ve ben bu mutluluğu tuzlu kahveye borçluydum.
Dünyaya bir daha gelsem, herşeyi yeniden yaşamak, seni yeniden
tanımak ve bütün hayatımı yeniden seninle geçirmek isterim,
ikinci bir hayat boyu daha tuzlu kahve içmek zorunda kalsam da...”
Yaşlı kadının gözyaşları mektubu sırılsıklam ıslattı. Lafı açıldığında
birgün biri, kadına “Tuzlu kahve nasıl bir şey?” diye soracak oldu..
Gözleri nemlendi kadının...
Çok tatlı!.. dedi...
|
Comments (3) Viewed 1928 times. Comment on This |
Fenerbahce SK
:Other
High School
:Abant İzzet Baysal Üniversitesi
:Other
Turkey
:The bigest TÜRKİYE
:Advanced
football,basketball,play the backgammon,play to the roof,msn,to visit,to run,vs..vs...
:My country,My country,My country
:I am not loving the america. I am not loving the jews..
:DarkBlue,Yellow...
:Eat food :D , I eat the girl ; I eat u girls/woman:P
:water :D